ÇOCUKLARDA DİLİN KAZANIMI ve GELİŞİMİ
Prof. Dr. Necate BAYKOÇ DÖNMEZ

Yeni Doğan Dönemi (0-6 Hafta)

       Yeni doğan döneminde bebek öncelikle refleks ağlamalar ile geğirme, öksürme ve esneme gibi sesler üretir. Bunlar farklılaşmamış sesler olarak adlandırılmakta, amaçsız, anlamsız ve rastlantısal olarak çıkarılmaktadır. Bebeğin ağlamasının onu duyan erişkin üzerinde etkisi olmasına karşın, bebek henüz erişkinlerin dikkatini çekmek amacıyla ağlamayı kullanmamaktadır. Birinci ayın sonlarına doğru bu sesler farklılaşarak, uyarıcıyla ilişkili olarak, genellikle açlık, soğuk ve rahatsızlık ağlamaları şeklinde değişikliğe uğrarlar. Anne bebeğin ağlama nedenini anlayabilir. Bu dönemde çıkarılan sesler anlam yönünden incelenirse, ham sözcüklerin başladığı, bebeğin başkalarının sesine tepki gösterdiği ve başka bebekler ağladığında ağlayarak cevap verdiği görülmektedir (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).

Gığıldama (Cooing/Comfort Sounds) Dönemi (6 Hafta-3 Ay)

       Bebekler bu dönemde ses oyunları ile ses üretiminden zevk aldıklarını belli ederek hoşnutluk ifade eden konuşma benzeri sesler çıkarırlar. Sesi, ses olarak çıkardıklarının farkındadırlar. Hoşnutluk sesleri ve gığıldama dönemi olarak adlandırılan bu dönemin en belirgin özelliği “a, u, o” gibi ünlülerin uzatılması ile “s, k, g” gibi yumuşak damak ve gırtlak seslerinin çıkarılmasıdır. Diğer önemli davranış ise gığıldama ile eş zamanlı olarak ortaya çıkan gülümsemedir. Çıkarılan seslerin çoğu tekrarlanmaz. Ses üretimi hâlâ büyük ölçüde refleksiftir. Ortalama olarak 13-14 farklı ses tipi vardır. Bebeğin çıkardığı bu sesler anlam yönünden incelendiğinde hoşnutluğunu ve hoşnutsuzluğunu belirten sesler olduğu görülür. Başkalarının çıkardığı seslere tepki gösterir ve annesinin sesine gülümser (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).

Mırıldanma (Babbling) Dönemi (3-6 Aylar Arası)

       Bebeğin ses mekanizması üzerindeki kontrolün arttığı ve kendi çıkardığı sesleri taklit ettiği görülür. Ses oyunu (Vocal play) ya da “agulama” olarak da bilinen bu dönemde bebek “b, m, p” gibi dudak seslerini çıkarmaya başlar, sesli ve sessiz harfler içeren tek heceler üretir. Sesli oyun gığıldamadan farklı olarak temelde sosyal etkileşime yanıt şeklinde değildir. Bebek bu ses oyununu erişkinle iletişimini başlatmak ve yanıt olarak kullansa da genelde tek başına oynamayı tercih eder (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).

Mırıldanmanın Tekrarı (Reduplicated babbling) Dönemi (6-9 Aylar)

       İlk yılın ikinci yarısından itibaren görülen mırıldanmanın tekrarı döneminde bebeğin çıkardığı sesler, sesli ve sessiz harfler içeren aynı hecenin tekrarına doğru değişmektedir. Bebek ses üretimi ile işitmeyi birleştirir. Seçilmiş işitilen sesleri tekrar eder. En sık rastlanan “ba-ba-ba”, “ma-ma-ma” gibi birleşimler ve “b,p,t,d,m,n” sessizleridir. Hece tekrarlamaları sırasında ilk sözcüklerini bu dönemde söylemeye başlayabilirler. Bu arada ürettiğinden daha fazla sözcüğü de anlamaktadır. Bebek ses oyunlarında ritm kullanmaktadır. Ses oyunundakine benzer olarak, tekrarlayan mırıldanma da, bebeğin kendi kendine yapmayı tercih ettiği bir davranıştır. Bu seslerin anlam yönünden incelendiğinde, dikkat çekme, sosyalleşme için kullanıldığı, hoşnutluk verici bir durum veya nesne hatırlandığında sesin yeniden ortaya çıktığı görülür. Bebek, insan konuşmasına gülümseyerek veya ses çıkararak cevap verir. Kızgınlık ve hoşnutluk seslerini ayırt edebilir. Anne babasının sözcüklerini taklit etmeye başlar (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).

Ses Sözcükler Dönemi (9-12 Aylar)

       Bu dönemde tekrarlama (echolalic) ve çeşitlenmiş mırıldanma (varied babbling) görülür. Çıkarılan sesler, ana dile ait seslerdir. Bebek ana dilinin ses örüntülerinin farkına varır ve ses çıkarma sırasında bu sesler üzerinde daha çok durur. Bunlar anlamdan yoksun seslerdir ve akıcılık özelliği vardır. Bu dönemin en belirgin özelliği, “Jargon” olarak adlandırılan, anlaşılmayan ancak entonasyonu nedeniyle düz cümle ya da soruya benzeyen yapılardır. Bunlar çocuk için sözcük veya cümle yerini tutarlar. Çocuk ilk sözcüklerini söylemeden önce, bu ses sözcüklerden pek çok sayıda geliştirebilir. Ses sözcükler, mırıldanma ve yetişkin benzeri konuşma arasında bir bağ oluşturmaktadır. Çocuk bu dönemde birkaç sözcük ve jesti anlar (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).

Tek Sözcükler Dönemi (12-24 Aylar)

       İlk kelimeler 8-18 ay arasında, ortalama 12. ay civarında çıkarken, sözcük bilgisindeki gelişme ile birlikte çocuk 1-30 sözcük söyler. Bu dönemin özelliği çocuğun gerçek konuşmaya geçmesidir. Mırıldanma ile gerçek konuşma arasında bir suskunluk dönemi geçtikten sonra sözcük, sesle oynamanın rastlantısal bir sonucu olarak ortaya çıkar ve tekrarlamalar yoluyla uygun bir şekil alarak kuvvetlendirilir. Bu dönemdeki çocukların ifadeleri, içinde bulundukları durumla birlikte yorumlanmalıdır. Karmaşık iletişim durumunda, durum içinde bulunan nesneler, bakışın yönü, ses iniş-çıkışı, anlama ilişkin ipuçları verebilmektedir. Tek sözcüklü ifadelerin sayısı ve niteliğinden başka, durum içindeki yeri de önemlidir. Eğer çocuk, babasının resmini göstererek “baba” diyorsa, bu adlandırmadır. Fakat babasının terliklerini bulduğunda “baba” diyorsa, terliklerin ona ait olduğunu bildiriyordur. Yapılan araştırmalar, bu tür ilişkilerin ifade edici dilden önce kazanıldığını göstermektedir. Dilin gerçekten anlaşılması 8. ay dolaylarına rastlamaktadır. İlk yılın son çeyreğinde bebekler alışkın oldukları ortamda sürekli duydukları bazı sözcüklere yanıt vermeye başlarlar. Örneğin anne “Haydi cee oynayalım!” dediğinde bebek ellerini çırpar. 
       Anne-babalar, 8-12 aylık bebeklerinin ifade ettiğinden çok daha fazlasını anladığını belirtmektedir. Dilin anlaşılması, kullanılmasına öncülük eder; bir başka deyişle çocuklar dili kullanmadan çok önce kelimeleri ve cümleleri anlarlar. Bu dönemde çocuğun anladığı sözcük sayısı, ürettiği sözcük sayısından daha fazladır. Soruları henüz anlayamaz. Sorulara bazen hiç yanıt vermez, bazen de soruyu taklit ya da tekrar eder. Komutların büyük bir kısmını anlar. Dilbilgisi yapılarına göre sözcük çeşitleri incelenirse adların en yaygın sözcükler olduğu, birkaç tane de fiil ve sıfatın kullanıldığı göze çarpar. Tüm bebekler dil gelişim zincirinde fonoloji, sentaks ve semantik halkalarına geçişte aynı sırayı izler (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).

İki Sözcüklü Birleşimler Dönemi (18-24 Aylar)

       Çocuğun yeni sözcük kazanma dönemidir. Yeni sözcükler kazanılırken yeni deneyimler algılanır ve yetişkinler tarafından sözcük öğretilir. Jargon kullanımı devam etmektedir. Bu dönemde çocuk jargonu amaca yönelik kullanır. Zorlamasız ve kolay çıkarılan tüm hece ve sözcükler sık sık tekrarlanır. Çocuğun anlamlı olarak kullandığı 20-100 sözcük vardır. Hareketlerle anlatımdan daha çok sözcüklerle anlatım başlar. Bu dönem dilbilgisi yapısının başlangıç dönemidir. İki sözcüklü cümleler kurulur fakat bunlar genellikle birbirini izleyen tek sözcüklerin birleşimi şeklindedir. Bu dönemde çocukların birçok tek sözcüklü cümle ürettikleri, bazı çocukların ise üç sözcüklü cümleler üretebildikleri görülür. Çocuklar ilk cümlelerinde öncelikle isimler olmak üzere birkaç fiil, sıfat ve bazı zamirleri kullanır (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).

İki-Üç Yaş Dönemi

       Bu dönem çocuğun dilbilgisi yeteneğinde ve sözcük hazinesinde en hızlı gelişimin olduğu dönemdir. Çocuk, yetişkin konuşma seslerinin üçte ikisini öğrenir. Bu dönemin başlangıcında çocuğun iki sözcüklü birleşimleri çoktur. Fakat bu birleşimlerde henüz yardımcı fiiller, belirleyiciler, tanımlıklar, zamirler, edatlar ve çekim ekleri bulunmaz. Bu nedenle çocuğun içinde bulunduğu durum ve vurgulama şekli, bu yapıların değerlendirilmesinde önem taşımaktadır. Bloom, sözcüklerin sınıflandırılması ve sırasının yanında, sözcüklerin cümle içindeki işlevlerini incelemiş; çocuğun söylediklerini durum içinde değerlendirmenin önemli olduğunu vurgulamıştır. Örneğin çocuk, “Anne çorap” dediğinde, bu cümlenin bir anlamı “Annenin çorabı” iken, diğer anlamı “Anne çorabını giydi” olabilir. Bununla birlikte çocuk soru sormak, istek ve emirlerini bildirmek için ses tonunu değiştirmektedir. “Anne şapka” ifadesinde ses tonu değişikliği ile çocuk, “Anne bu şapka mı?” sorusunu sorabilir. Bütün bunlar dikkate alındığında, sözcüklerin işlevlerinin anlam içinde değiştiği görülür. Çocuğun cümleciklerinin aşağı yukarı yarısı iki sözcük içerdiğinde, çocuk üç ve dört sözcüklü birleşimler kullanmaya başlar. Bunlar iki sözcüklü birleşimleri, yeniden birleştirme (Baba at + Top at = Baba top at) ya da iki sözcüklü birleşimlerin genişletilmesi (Çok pasta, Çok büyük pasta) şeklinde olur. İşaret sıfatları, işaret zamirleri, zarflar (sırasıyla yer, zaman ve durum zarflarını öğrenir), olumsuz yapılar, soru yapısı, çekim eklerini basit düzeyde kullanmaya başlar (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).

Üç-Dört Yaş Dönemi

       Çocuğun anadilinin temel yapılarını öğrendiği ve kendisini iyi ifade ettiği bir dönemdir. Yetişkininkine benzer söz dizimi yapısını kazanır. Dil kullanımı çok yönlüdür. Duygularını, düşüncelerini, ilişkilerini anlatır. Fısıldamayı öğrenir. Ünlülerin %90’ını, ünsüzlerin %60’ını doğru söyler. Entonasyon düzenlidir ve hızında artış vardır. Normal ses yüksekliği ve tonu vardır. Soluklama düzenlidir. Hayali oyunda dili kullanır. Kelime hazinesi 900 sözcük kadardır. Cümlelerin %48’i dilbilgisi yapısına uygundur. Söz diziminde, özne, nesne ve yüklem arasındaki fonksiyonel ilişkileri anlar ve ifade eder. Sözcük ve cümle yapısındaki karmaşıklık gittikçe artar. Çekim kuralları görülmeye başlar. Geçmiş, şimdiki ve geniş zaman kullanımı görülür (Baykoç Dönmez ve ark., 2000; Karacan, 2000).


Dört-Beş Yaş Dönemi

       Bu dönemde dil kolay ve doğru kullanılan bir araç haline gelir. Kız çocukları dili erkeklerden daha iyi kullanırlar. Ses üretiminde doğruluk oranı artar. Ünsüzlerin %90’ı doğru olarak üretilir. Çocuk anne babasının entonasyon düzenini taklit eder. Sözcük sayısında artış devam eder ve önceki döneme göre, daha karmaşık cümle yapısı kullanmaya başlar. Çoğul kullanımını doğru yapar. Birleşik sözcüklerin ayrı birimlerden oluştuğunun farkında değildir (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).

Beş-Altı Yaş Dönemi

       Çocuğun dili kullanımı yetişkinlere benzer. Sosyal etkileşimde konuşma artmaktadır ve daha anlaşılır biçimdedir. Bu dönemde çocukların çıkardıkları sesler incelendiğinde ünlü üretiminin %99’u, ünsüz üretiminin %98’inin doğru olduğu görülür. Çekim kurallarını daha düzgün bir şekilde kullanır. Üretilen sözcük sayısı ortalama 2000 kadardır (Baykoç Dönmez ve ark., 2000). 

Kaynak: Dil Gelişimi Etkinlikleri Kitabı